T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Basına ve Kamuoyuna Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2019

Basına ve Kamuoyuna


BAŞHEKİM DOĞAN, "KASITLI BİR ALGI OPERASYONU YAPILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR"

Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fatih Doğan sosyal medya kuruluşlarında yayınlanan asılsız haberler ile ilgili olarak yazılı basın açıklaması yaptı.

Doç.Dr. Fatih Doğan açıklamalarında şu ifadeler yer verdi;

Sosyal medya’da yer alan Adıyaman ile ilgili paylaşımlar üzerine yazılı basın açıklamasın gereği hasıl olmuştur.

"Adıyaman'da işe girmeyi tarifeye bağlamışlar hastaneye temizlikçi bile parayla giriyor. Bazı yerlerde 20 bin liraya iş başı yapanlar var. Arkasında da bir Milletvekili var.Aynı zamanda bu vekil her yeri akrabalarıyla doldurmuş.Vicdansızlar, alın ihtiyaç sahiplerini ekmek yesinler. " gerçek dışı açıklamalardır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 4 üncü maddesine göre kamu kurumlarındaki istihdam şekilleri düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; Memur, İşçi ve Sözleşmeli personel istihdam edilir.

Sağlık Bakanlığı kapsamındaki sağlık tesislerinde (ki buna hastaneler de dahil ) çalışan memurlar ÖSYM tarafından yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında başarılı olmaları durumunda merkezi atama ile atanmaktadırlar.

Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde sözleşmeli statüde çalışanlar; 4924 Sayılı Kanun’a tabi hekimler, Yöneticiler, Yardımcı sağlık Personelleridir.

Sağlık hizmetlerinin aksamaması ve etkin şekilde verilebilmesi için eleman temininde güçlük çekilen yerlerde 4924 sayılı kanun kapsamında hekim, uzman hekim ve sağlık çalışanı ve yardımcı sağlık çalışanları ile mezkûr kanun kapsamında Bakanlıkça yahut Bakanlığın yetki verdiği ilgili birimlerce sözleşme imzalanmaktadır. Sözleşmeli yöneticiler ise doğrudan Bakanlıkça belirlenip sözleşme imzalanmaktadır.

Memur, sözleşmeli personel dışında kalan belirsiz süreli yahut mevsimlik olarak çalınmakta olan personelleri kapsamaktadır. Bu anlamda Devlet Memurları Kanunu 4/D maddesi kapsamında belirsiz süreli işçi statüsünde yer alan kişiler ile iş sözleşmesi imzalanmaktadır. 696 Sayılı KHK kapsamında yer alan sürekli işçiler ise mezkûr KHK kapsamında şartları sağlayanlar arasından mülakat ile seçilmişlerdir. Söz konusu tüm işçiler 4857 Sayılı İş Kanunu ve 1475 Sayılı İş Kanunları kapsamında çalışmaktadırlar.

Hizmet alımı yoluyla hastane bünyesinde çalışmakta olan personeller (4734 Sayılı İhale Kanununa göre) ise doğrudan hastane çalışanı olmayıp alt işveren konumunda çalışan personellerdir. Söz konusu kapsamda çalışan (yemek hizmetleri, bilgi işlem vs) işçiler ise doğrudan alt işveren konumunda şirket elemanlarıdır. Şirketler ile İhale Kanunu Kapsamında sözleşme yapıldığı, işe alım, işten çıkarma da dahil olmak üzere tüm özlük iş ve işlemleri söz konusu şirketlerce yapılmaktadır.

Bunun yanında İş Kanunlarının uygulandığı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına, işçi olarak alınacaklara uygulanacak sınavlarla ilgili esasları düzenleyen KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ DAİMİ KADROLARINA İLK DEFA İŞÇİ OLARAK ALINACAKLAR HAKKINDA UYGULANACAK SINAV YÖNETMELİĞİ ile de personel alımı yapılmaktadır. Söz konusu yönetmeliğin 6 ıncı maddesi; “İşçi Gönderme: Madde 6 – Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi talepleri Kurumca, şartları haiz işçiler arasından seçilerek karşılanır.

Kurumca gönderilmemiş olanlar sınava alınamazlar. Kurumca gönderilen işçiler işyerlerince tespit edilen sınav kurulu marifetiyle seçme ve sınava tabi tutulurlar. Seçme ve sınav sonucu işe alınacak olan işçiler ile alınmayan işçilere ait neticeler en geç bir hafta içerisinde Kuruma bildirilir. Sınav sonuçlarına ait bilgilerin bir örneği de işçinin dosyasında muhafaza edilir.” Denmektedir.

Söz konusu alımlar İŞ KURUMU üzerinden gönderilen kişiler arasında mezkûr yönetmeliğin 7 inci madde ve devamında belirtilen şekilde sınav komisyonunca yapılmaktadır.

Gerçek ile ilgisi olmayan bu iftiraların toplumda huzursuzluk oluşturmak, sosyal medya üzerinden algı operasyonu yapmak olduğu açıktır. Toplumsal huzur, barış ve itibar suikastlığı yaparak oluşturmaya çalışılan algı operasyonu zamanlaması manidardır. 15 Temmuz yıldönümü öncesi sosyal medya üzerinden yapılan algı operasyonu çabaları görmemek beyhude bir uğraştan öteye gitmemektedir ve yürütülen algı operasyonlarının Kamu itibarını azaltmak, verilen hizmetlerde adalet ve hakkaniyet karinelerine zarar vermek olduğu açıktır. Bu algı operasyonlarına destek veren fake (Sahte) hesapların ve kişilerin kimler tarafından yönetildiği açıktır. Çamur at izi kalsın formatıyla yapılan bu algı operasyonlarının temeli doğruluğu ve gerçek ile ilişkisi yoktur. Ne milletimiz ne onların vekilleri nede bizler bugüne kadar bahsedilen gerçek dışı ifadeler ile ilgimiz olmamıştır.

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

                                                                                                                             DOÇ.DR.FATİH DOĞAN

                                                                                              BAŞHEKİM

Paylaş